Alerji ve Hipnotik Etki

allergyYeni Zelanda Allaerji’ye göre her üç Yeni Zelandalı’dan bir tanesi hayatlarının belli bir noktasında alerjiden etkileniyor. Ve araştırmalara göre sayı artıyor. Alerjilerin gelişme sebebi tamamen bilinmiyor fakat kimyasallara ve kirleticilere fazla maruz kalmamız, yeme alışkanlığının değişmesi, hijyene gösterilen özenin artması ve yüksek antibiyotik kullanımı ve diğer çevresel stresle ilgili olabilir.  Bazı insanların neden bazı maddelere duyarlı olup diğerlerine duyarlı olmadığı hala bir gizem olarak kalmaya devam ediyor.  Alerji aynı zamanda astımın da sebepleri ve inatçılığıyla ilişkili ana faktörlerden birisidir. Spesifik alerjiler kalıtımla geçmez, örneğin polen veya fıstık alerjisi, fakat alerjik olmak eğilimi geçer. Potansiyel alerjik bebek birden fazla alerjik ebeveyne, büyükanne/büyükbabaya veya kızkardeşe sahip olandır. Bu ilginç bir gerçek ve duygusal saydamlığın daha dominant bir rol oynadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bir alerji herhangi birinin hayatının herhangi bir aşamasında ortaya çıkabilir.

Alerji/alerjik reaksiyon nedir? Alerji bağışıklık sistemimizin sıradan zararsız maddelere olan anormal tepkisidir. Basitçe bedenimizin bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesidir. Hatta alerjik tepkiler sık sık fobilerle karşılaştırılıyor. Bu aşırı tepki beynimiz tarafından başlatılıyor. Beynimiz polen, hayvan tüyü, balık, vs gibi bir maddeyi potansiyel olarak zararlı algıladığında bağışıklık sistemimize saldırı moduna geçmesi için bir mesaj gönderir. Histaminlerin de dahil olduğu “yaşam tehdit eden” işgalciyi ortadan kaldırmaya çalışan güçlü kimyasallar salgılanır. Bu alerjik tepkiye sebep olur ve biz sulu gözler, burun çekme, kaşınma, vs gibi semptomlar yaşarız. Histamin akış seviyesi stres veya anksiyete yaşadığımızda belirgin olarak artar, bu da karşılığında alerjik reaksiyonu daha ağır gösterir.

Beynimiz bir maddeyi “kırmızı bayrakla” potansiyel olarak zararlı ilan ettikten sonra bir reaksiyon geçirmemiz için ona maruz kalmamız bile gerekmez. Bazen sadece onu görmek veya düşünmek bağışıklık sistemimizin alerjik reaksiyona sebep olan histaminleri üretip salgılamasına sebep olur. Bir reaksiyon saniyeler, dakikalar içinde meydana gelebilir ve birkaç saat kadar sürebilir. Alerjik reaksiyonlar hafiften ağıra kadar değişir. Hafif bir alerji burun çekme, sulu gözler/burun, kaşınma, ürtiker ve burun tıkanıklığını içerebilir. Genellikle anafilaktik şok olarak bahsedilen ağır bir reaksiyon hızla meydana gelebilir ve acil durum olarak düşünülür. Anafilaktik şoka sebep olan en yaygın alerjenler bözek zehri, yiyecek, ilaçlar ve latekstir. Bu tür bir reaksiyon kan basıncının düşmesine ve nefes almada zorluğa sebep olan kan damarlarının genişlemesine yol açar. Anafilaktik bir şok kişi alerjene önceden duyarlı hale geldikten sonra meydana gelir.

Yaygın alerjenler nelerdir?

  • Ağaç ve çimlerden polen
  • Ev tozu akarı
  • Arı ve eşekarısı sokması
  • Evcil hayvanlar (kedi, köpek, vs) ve tüyler
  • Uyuşturucular ve ilaçlar
  • Küf ve mantar
  • Endüstriyel veya ev kimyasalları

Alerjen çeşitleri farklılık gösterir ve neredeyse herhangi birşey birisi için bir alerjen olabilir.

Alerjiyi nasıl tanılamalı? Genelde bir dizi deri ve/veya kan testi uygulanır. Bir alerjiyi kontrol etme ve tanılşama için üç deri testi vardır: parça testi, intradermal test ve tuğla metodu.

Alerjilere nasıl yaklaşmalı?

Genelde insanlar alerjenden (fıstık, balık, bal, vs) uzak dururlar, semptomları hafifletmek için ilaç kullanırlar veya alerji aşısı olmayı seçerler. Fakat bir alerjik reaksiyonun semptomlarını hafifletmek için hepimizin çok farklı bir aracı var – ZİHNİMİZ. Algılanan tehlikeli bir davetsiz misafirle savaşması için bağışıklık sistemine sinyal gönderip histamin salgılayan bizim zihnimiz. Peki eğer zihnimize o algılanan tehlikeli davetsiz misafirin tehlikeli olmadığını öğretseydik ne olurdu? Bağışıklık sistemine hiçbir zaman alarm vermezdi, hiç histamin salgılanmazdı ve bu yüzden alerjik bir reaksiyonun semptomlarını yaşamazdık.

Algının bilinçaltı zihnimizden geldiğini farketmemiz şimdi önemlidir. Bütün duygularımızı, anılarımızı, ve bilinçli bir çaba harcamadan otonomik sinir sistemimizi çalıştıran zihin bölümü. Klinik hipnoterapi bilinçaltı zihne büyük değişiklikler yapma yetisine sahiptir ve bu yüzden algıladığımız şeyleri değiştirir. Zihni yeniden eğitiriz böylece algılanan tehlikeli maddeye farklı bir tepki alırız.

Zihnimiz ve bağışıklık sistemimiz olağanüstü derecede eğitilebilirdir. Genellikle sadece neyi yapabilecek kapasitemiz olduğunun farkında değiliz. Thomas Edison şöyle derdi “Eğer yapabildiğimiz herşeyi yapsaydık kendi kendimizi cidden hayrete düşürürdük”.

Zihnimi oldukça öğretilebilirdir ve bu sayısız placebo test uygulamasıyla kanıtlanmıştır. Alerjiler özellikle placebo testlere çok iyi tepki verirler. Bu da bir şekerli hapın – veya sadece içi suyla dolu bir nebülizerön – genelde alerjik tepkiyi eğer zihin eğitilmişse bedenden kaldırması demek oluyor. Bu da önceden sahip olduğumuz bir inancı değiştirebildiğimiz ve bu yüzden sonucu da değiştirebildiğimiz anlamına geliyor.

Yüksek stres ve kaygı seviyesinin de artmış histamin salgılanmasından dolayı alerjik tepkiyi kötüleştirdiği bilinir. Özellikle bu vakalarda hipnoterapi alerjik reaksiyonu azaltmada büyük başarıyla kullanılmıştır. Dr. Jim Barthley kitabı “Nefes Alma Önemlidir: Bir Yeni Zelanda Rehberi’nde[1]” bunu “bir kişinin duygu durumu alerjik deri tepkisinin kapsamına temel bir katkı sağlar” diyerek onaylıyor.

Alerjik reaksiyonların temel bir psikolojik tetikleyicileri olabildiği de geniş çevrelerce kabul edilir olmuştur. Hipnoz eğitiminde bir otorite olan Hipnoterapist Dave Elman alerjik reaksiyonların genellikle geçmişteki travmatik tepkilerin, bastırılmış duyguların ve aşırı çevresel yükün sonucu olduğuna inanırdı. Alerjene maruz kalmadan bir kişise alerjik bir reaksiyon olduğu zaman derinlerde yatan bir duygusal sorun olduğu varsayılabilir. “Alerjiler her zaman var olduğu ve hep olacağı için şimdiki bilgiyle yapılabilecek şey etkilerini düzeltmektir. Bana göre bir alerjiyi iyileştirme yolu bulnmamıştır; reaksiyonu ortadan kaldırdığımızda alerjen duyarlılığının yok olmasına sebep olmadık.” (Dave Elman – Hypnotherapy, 1964, Westwood Publishing, Co.)

Klinik hipnoterapi alerjik reaksiyonların belirtilerini azaltmak için etkili ve güvenli bir araçtır. Bazı vakalarda alerjik reaksiyonu tamamen ortadan kaldırabilir. Fakat bazen alerjik reaksiyonun ortadan kalkmamasının sebepleri olabilir. Bu durumda kişi alerjinin gitmesine izin vermemeye ilgisini ayırmış olabilir. İkincil kazanca sahip olmadan bahsediyoruz. Semptom negatif olmasına rağmen hizmet ettiği olumlu amaç için ödenen küçük bir bedel.

Bu makalenin amacı tıbbi tavsiyede bulunmak değildir fakat sahip olduğumuz imkanlara dikkat çekmektir. Bir alerjiyle ilgili tedavi düşündüğünüz zaman herhangi bir hipnoterapi uygulamadan önce doktorunuza danışılmalıdır.

  * Bu makale sadece bilgi amaçlıdır. Herhangi bir tedavi içermez.

Yazar: Dagi Hedider-Fray

Çeviri: Psikolog Hasan Arslan

Kaynak

hypnotistexaminers.com/PDF/ACHE-Article10-10c.pdf

Reklamlar