Canavarlar ve Sihirli Değnekler

Mantık sizi A’dan B’ye götürür. Hayal gücü her yere.  

Albert Einstein

Oğlum üç veya dört yaşındayken beyzbol ve futbol toplarının gece ışıklar söndüğünde canavara dönüştüğüne karar verdi. Onların canlandıklarını “gördü”; şeytani görünüyorlardı ve onu ele geçirmeye çalışıyorlardı. Şimdi, mantıklı olarak, bu hiçbir anlam ifade etmiyor. Bizim bilinçli gerçekliğimiz bunun doğru olmadığını biliyor. Eşim (X) ve ben ona neyin gerçek olup olmadığını açıklamayı denedik. Dikkatle dinledi ve bitirdiğimizde “ama beni ele geçirmeye geliyorlar” dedi.

Sebep ne olursa olsun, onun bilinçaltı zihni bu iç gerçekliği oluşturmuştu ve aniden dışarı fırlayıp onun dış gerçekliği haline gelmişti. Mantıksal, gerçeklere dayanan, çizgisel sol yarımküresel açıklamaların hepsinin toplamı sonuçta bir hiç oluşturmuştu.

Biz de sorunu çözmek için mantıksız (bazıları yaratıcı diyebilir) olmaya karar verdik. Bir hırdavatçı dükkanına gittik ve altmış santim uzunluğunda ve üç santim çapında uzun bir tahta çıta aldık. Çıtayı mor bir kadifeye sardık ve bir ucuna da küçük bir altın renkli püskül taktık. Sonra genelde güllerin içine koyulduğu uzun ince kutulardan bir tane aldık ve yakında “sihirli değnek” olacak çıtayı içine koyduk.

Kutuyu eve getirdik ve oğlumuza sihir doktoru denilen özel bir doktoru gördüğümüzden bahsettik. Ona sihir doktorunun tüm top canavarları korkutup kaçıracak özel bir sihirli değnek yaptığını anlattık. Daha sonra sihir doktorunun bize verdiği “sihirli” kelimeleri söyledik ona. İki veya üç gün boyunca sihirli değneği canavarlara doğrultup sihirli kelimeleri söylemesi gerektiğini açıkladık. O akşam hep beraber yatak odasına gittik ve ciddi bir seromoniyle kutuyu açıp ona sihirli değneğini verdik. Değneği aldık ve büyük bir azimle odanın içinde dolandı. Odanın her köşesinde durdu, değneği doğrulttu ve sihirli kelimeleri söyledi. O gece önceki kabusları veya ani uyanmaları olmadan uyudu. İkinci gece odasına tek başına gitti ve sihirli ritüeli tekrar etti. Üçüncü veya dördüncü geceden sonra sihirli değneği bir köşeye koydu ve kullanmayı bıraktı. Sorunsuz uyudu ve artık canavarlardan bahsetmedi. İki hafta sonra değneği bize geri verdi ve daha fazla ona ihtiyacı olmadığını anlattı.

Hipnozun tanımının ne olduğu sayısız tartışmaya konu olmuştur. Bir zihin durumu mu, hayal gücünün harekete geçmesi mi, sıradışı mı… Yukarıda bir çocuğun gerçekliğinin nasıl yeni bir gerçekliğe dönüştürüldüğü ve yaratıcı bir hipnoterapist baba tarafından nasıl farklı bir gerçekliğe ‘hipnotize edildiği’ anlatılıyor. 

Çeviri: Hasan Arslan
Kaynak: Monsters and Magical Sticks:There is no such thing as hypnosis?
by Steven Heller, Ph.D. and Terry Steele

Hipnoterapi Eğitim Enstitüsü

HTI HİPNOTERAPİ EĞİTİMLERİ

Reklamlar