Düşünceye Hükmeden Sihirbaz Coue

Emile Coue’nin çabası bir kişinin kendi bilinçli zihnini kullanarak bilinçaltı zihnine telkin verebilmesini araştırmak ve bunun önemini ortaya çıkarmakrtı. Eğer yapılabilirse, bu henüz ulaşamadığımız bir kişisel uzmanlığa doğru bir adımdır.

Telkinin bilinçaltı zihne “yapışmasına” sebep olan nedir? Onun “işe yaramasını” sağlayan nedir?

Sabırla, gerçek bir bilim adamı tutumuyla Coue öğrenmeye koyuldu. Yardım için kendisine gelen Fransız köylü kadınlarla deneysel çalışmalar yaptı.

Coue ve Nancy Ekolünden TerapistlerCoue ve Nancy Ekolün’den* olanlar bilinçaltı zihnin irade veya entelektüel zihinle değil hayal gücüyle etkilendiğine ikna olmuşlardı. O zihinle tartışmak iyi değildir çünkü o çok daha ilkel bir düzene aittir. Ona emretmek de bir fayda sağlamaz; yaranızın iyileşmesi yönünde sonsuza kadar ısrar edebilirsiniz fakat bu onu iyileştirmez. Coue’ye göre varlığımızın yeraltı dünyasını etkileyen şey imgelerdir.

Nasıl bir çocuğa yapmasını istediğimiz şeyleri emrederek veya yapması gerkeenlerle ilgili ona görevlerini hatırlatıp tartışarak değil de yapmasını istediğimiz davranışları arzu edilebilir bir şekilde canlı renklerle resmediyorsak bilinçaltı zihninize de olan şeyin resmini vurguluyorsunuz – ve o olmaya başlıyor.

Coue’nin doktrini kısaca şu şekilde açıklanabilir.  Zihin her defasında sadece bir fikri tutabilir ve bir telkinin “yapışması” için devamlı zihinde tutulması gerekir. Arzuladığınız bedensel değişimleri detaylanırmanıza gerek yok çünkü bilinçaltı zihin iyileşmeyli ilgili herşeyi bilir; sizin sağlamanız gereken o istekdir. Böylece sessizce oturup kendi kendinize sağlık  ve iyilik haliyle ilgili bir formülü tekrar ediyorsunuz: “Her gün her yönden daha iyi oluyorum”. Bunu dikkatin tek odağı olarak tutmak için çabalarken Coue sürekli “bir nefeste söylemeyi” tavsiye ediyordu, yani formülü olabildiğinde hızlı söyleyerek tüm fakültelerin söylenenle meşgul olması sağlanırdı. 

Zeki bir adamın bu tür bir prosedürün herhangi bir fayda sağlayacağına inanması zor.

Bu yüzden Fransız köylü kadınlarına veya çocuklara yardım etmek kolay oldu. Fakat Coue’nin New York’taki arkadaşları arasında Savaş çöküntüsü (ç.n. şimdiki adıyla travma sonrası stres bozukluğu) yaşamış eğitimli bir centimlen olan bir İngiliz Subayıyla tanıştım. Birkaç yıl boyunca bacakları tamamen felçti ve bir tekerlekli sandalye kullanıyordu. Coue’yle tanışmıştı ve artık rahatça yürüyordu ve sahneye çıkıp dinleyenlere de bundan bahsetti.

George W. Crile“Savaş travması organik bir hastalık değildir” der tıp doktorları. Aslında organik ve işlevsel bozukluklar arasında bir çizgi çekmek genelde zordur. En iyi cerrahlarımızdan birisi olan Dr. George W. Crile** birçok guatrın korkuyla tetiklendiği ve daha sonra organik olduğundan bahsediyor. Bu tür ıstırap çekenlerin çoğunlukla anestezi veya ameliyattan korktukları için öldüğünü belirtti. Bu yüzden onların “hayali bir anestezi” almasına alıştıran bir teknik geliştirdi, böylece ne zaman gerçek anesteziyi aldıklarını ve ne zaman ameliyata gireceklerini bilmeyeceklerdi. “Kusursuz sevgi korkuyu fırlatıp atar”, ve gerçekten öyle görünüyor, mükemmel ameliyat yaptırıyor. Dr. Crile bu teknikle ölüm riskini beşten bire düşürdüğünden bahsediyor.

*Ç.N. Nancy Ekolü Fransa’da 19. yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan hipnoz odaklı psikoterapi ekolüdür.

** Ç.N. George W. Crile 1864-1943 yılları arasında yaşamış ve cerrahide kan durdurmaya yönelik icad ettiği bir forsepse adını vermiş, dengeli anestezi adını verdiği bölgesel ve lokal anestezinin kullanımını uygulamış ve kan naklini başarıyla yapan ilk cerrah olarak tanınır. Daha fazlası için Wikipedia

Kaynak: Sinclair, U. The Mental Underworld. The Forum. S. 155,157-158. 1937.

Hipnoterapi Eğitimi Türkiye

HYPNOTHERAPY TRAINING INTERNATIONAL 

HİPNOTERAPİ EĞİTİMLERİ – HIZLI, ETKİLİ, KALICI DEĞİŞİM

Reklamlar