Beynin Ne Kadar Hızlı Öğrenebilir?

Öğrenme süreçleri ve öğrenme performansını artırma, mefhum olarak  psikoterapi kadar önemli bir alan için sürekli güncellenmeye tabiidir. Psikolojinin gelişim ssüreçlerine bakıldığında,önemli psikoloji figürlerinin öğrenim süreçlerini laboratuar ortamlarında arastırarak teoriler geliştirdiğini görürüz. Öğrenme, insan hayatında akademik mecradan kültürel kodları içselleştiröeye kadar geniş bir spektrumda vuku buldugundan, üzerindeki dikkati fazlasıyla hakediyor görünüyor. Zira,oğrenim sürecinden sonra, aşinalik ve onun bilmeye dönüşmesi ile, ogrenilen bilgi aktif bilinçli kullanım ya da pasif bilinçaltı depolama  olarak hayata katılıyor. Öğrenim ile ilgili teoriler ve uygulamalar, hipnoterapi ile modern anlayışa buyuk bir vizyon kazandırıyor, çünkü hipnoterapinin öğrenme ile ilgili bulguları, hem kalıcı, hem sağlıklı kodlamalarla en etkili öğrenme alternatifi olarak görünüyor.


Hipnoterapist Dave ElmanHipnoterapi, trans sürecini kullanarak bireylere hayatlarında kalıcı degişimler ile gelişim sunuyor. Çogu kişinin sandığının aksine, uyku ya da bilinci kaybetmenin aksine, terminolojik anlamda tam bir karşılığı olmayan derin bir rahatlama ve dikkat ve algıda yükselme ile, hipnozdaki birey bilinçli bir farkındalık ile süreçte yer alıyor. Modern hipnoterapinin en önemli figürlerinden olan Dave Elman, transtaki bir bireyin (göreceli olarak kişinin transı başarma oranına gore) %2000 artmısş bir dikkat deneyimlediğini tecrübelerinden aktarıyor. Artmış bir farkındalık ve odaklanma ile, bireyler hayatlarında değiştirerek daha mutlu olabilecekleri deneyimleri,düşünceleri ve sanılari yeniden işliyor ve kalıcı gelişimsel değişimleri hayatlarına dahil ediyor. Bilinen en etkili ve kalıcı terapötik yöntem olarak hipnoterapi ile öğrenme üzerine çalışıldığında, danışanların yaşamlarına olumlu dokunuşlar sağlanıyor.
Dr. EricksonHipnoterapi’yi dolaylı metodları ile kullanarak,tabiri caizse hipnozu tersten okutan hipnoterapist Dr.Milton Erickson, canlı uyguladığı seanslar ve seanslar üzerine analizler ile oğrenmenin gerçekleşmesi için gündelik yaşamımızda aktif olan bilincin bir gereksinim olmadığını,tam tersi olarak  pasifize edildiğinde daha kalıcı ve kolay şekilde gerçekleştiğini savunuyor ve terapistlere öneriyor.  Modern insanın handikapı olan, bilinci sürekli aktif kullanarak bilinçli eleştirel süzgeçten geçirilen bilginin kabul edilmesine  karşı çıkarak, bunun mümkün ve daha rahat olduğunu doktoralı bir psikolog ile yaptigi seansta meslekdaşlarına sunuyor. Çünkü artık psikoloji bilimi, entelektüel öğrenmeyi hayatının merkezinde taşıyan bir bireyin,öğrenme sürecinde bilinç setlerine ve öğrenilmiş bariyerlere uyumlu olarak kendi beklentilerini ve performanslarını belirlediğini kanıtlıyor. Hipnoterapi ve başarılı uygulayıcısı Erickson da,  bilinçaltı öğrenme yönteminde bu bariyerin kaldırıldığını ifade ediyor. Dr. S. başarılı bir seansın ardından normal farkındalık sürecine geldiğinde, daha önce hiçbir deneyimi olmadığı halde, Erickson ondan oturumda hazır bulunan başka bir doktoru hipnotize etmesini istiyor. Dr. S’in kullandiği metaforik ve ucu açık cümleler, şartlandırılmış cümleler ile iki direktifi birbirine bağlaması,  dolaylı yönlendirmeler ve Erickson’un sorduğu tarzda soruları ve bu şekilde  seansı hiç tıkanıklık yaşamadan akıcı bir şekilde büyük bir meslekdaş grubu ve hipnoterapi dahisi Erickson’un önünde uygulaması, birçok kişiyi şaşırtıyor. Dr. L’nin seansı uygun olan zamanda sonlandırılmak üzere komutu verildiğinde, Dr.S., seans öncesinde’ hipnoterapiyi öğrenmek istemesine rağmen kendine hic güvenmedigi’ zihinsel tezini, bir seans ile uygulama imkani bularak bizzat çürütüyor. Takip eden 2 yıl içerisinde, Dr.Erickson’un bir atölye çalışmasını katılan Dr.S, danışanlarına faydalı olan ve aranan bir hipnoterapist olduğunu ifade ettiği oturumda, tekrar bir seans aldığında, 2 yıl önceki oturma konumuna gelmesi, Erickson’un yalnızca gözlerine bakması ve beklentiyi hissetmesi ile kolay ve derin transa girmesi önceki seansa da aşina olan meslekdaşları olağanüstü şaşırtıyor.
Charles Tebbetts’in kişisel veritabanı, istemsiz beden fonksiyonlari, duygu,hayal etme mekanizmasi,enerji kaynağı ve alışılmış aktiviteleri düzenleyici olmak gibi altı hayati fonksiyonu yerine getiren bir sistem olarak tanımladığı bilinçalti, aslında farkında olduğumuzdan çok daha fazla aktif ve yaygın bir  işlevsellik ile hayatimizi yönlendiriyor. Büyük bir okyanus gibi yaşanan her salise ve onların analizi ile birlikte deneyimleri kaydeden bilinçaltı, hiçbir zaman uykuya geçmiyor ve etkisini azaltmadan surduruyor. Normal bilinçli farkındalık durumu ise, kişinin getirdiği (bilincaltina kaydedilen) yaşanmışlıklar üzerine bina edilen, normal hayatını idame ettirebilmesi için aktif olan bir kontrol mekanizması olarak görev yapıyor. Girilen ortama gore davranış geliştirme, probleme yönelik çözüm odaklı çalısma gibi işlevsel ve çözümsel  pratiklik sunan bilinç, bazen insanın kendi kendine ket vurmasına sebep olabiliyor. .Modern eğilimden farkli olarak,öğrenme sürecinde güç kapsamı yüksek ve kalıcı olan bilinçaltına başvurmak, Dr.S gibi entelektüel zihinle hareket eden bireyleri endişe ve bariyerlerden koruyor,modern handikabimiz olan ‘bilincin hükümranlığı’ konusunda akıllara farklı nuveler sunuyor.

Yazar: Psk. Nergis Öksüz

Reklamlar