Steve Miller Tarzık Kilo Vermek

Bir donuttan sonra ağlamak sizi zayıflatmaz ve TV kilo verme hipnoterapisti Steve bunu size söylemekten çekinmez.

Hipnoterapist Steve Miller müziğin önemli ismi Simon’un direk konuşma tarzına sahip, fakat insanları başarıya doğru itmede de başarılı.

Hipnozla Kilo VermeAşırı kilolu danışanları birkaç ayda oldukça iyi kilo verdi ve daha da önemlisi kiloları geri almadılar.

Eğer kilo sorunlarınızla ilgili birinin sırtınızı sıvazlamasını veya size yumuşak davranmasını bekliyorsanız beklemeye devam edin. Steve danışanlara yaltaklanmayı reddeden bir koç. O palavra veya hikayelerle konuşmadan doğrudan konuşarak sonuç alan bir motivatör.

“Ben Ş-kelimesini kullanmaya çekinmem – ŞİŞKO!” diyor Steve.

“Biz İngilizler bu kelimeden kaçarız fakat yüzleşmemiz gerekiyor. Menülerde şöyle yazmasını isterdim ‘Eğer şişmansanız sipariş vermeden önce düşünün’. Sigara paketlerinde sağlıkla ilgili uyarılarda bulunuyoruz, yiyeceklerle ilgili neden olmasın?”

“Gok Wan gibi insanlar bunu ballandırıp kadınların kıvrımlı veya balık etli olduğunu söylüyor. Bu saçmalığın daniskası. Şişmanlar ve çoğunlukla tehlikeli derecede sağlıksızlar, bu yüzden gerçeği bilmeleri gerekli.

“Danışanlar ben şişko kelimesini kullandığımda zaman zaman ağlarla. Fakat bir donuta ağlamak onları zayıflatmayacaktır”

Böyle bir şişmanlık karşıtı açıklıkla, öyle görünüyor ki Solihull, West Midlands’te bir kliniği olan Steve pek fazla arkadaş edinemeyebilir.

Fakat gerçek bunun tam tersi. Onun eşsiz metodları onu Sky’ın kilo verme programı Şişman Aileler’in ilk seçimi haline getirdi ve gelecek seneye kadar tüm randevuları dolmuş durumda.

Hipnozla Zayıfla“Özellikle bayanlar bu yaklaşımı faydalı buluyor. Benim ilginç derecede dürüst olduğumu söylüyorlar çünkü aileleri bile gerçekten nasıl göründüklerini onlara söylemiyor” diyor Steve.

“İnsanlar şişko insanlara baktığında gerçekten ne düşünür onlara söylerim. Onlara ‘Eğer obezsen üzgünüm ama uçakta iki koltuk satın almalısın’ derim”.

“Kulağa kaba geliyor fakat onlara sonuna kadar destek olacağımı da söylerim. Onların doğruyu söylemekten korkmayan en iyi arkadaşları olacağım.

“Asla bağırmam çünkü gerek duymam – ses tonum yeterince güçlüdür. Asla ezmem veya suçlayıcı kelimeler kullanmam. Fakat danışanlara toplumun onlara nasıl baktığını kesinlikle söylerim ve çok fazla insanın onları çekici bulmayacağını çünlü dışarıda şişmanlardan hoşlanan sadece bir avuç insan olduğunu söylerim.

“Fakat onlara bir santim bile vermem – onlar zaten yeterince almışlar. Tatlı dilli olmam çünkü yeterince tatlı da yemişler. Ve ‘ama ben iri kemikliyim’ saçmalığını da dinlemem. Eğer bahanelerle gelirlerse onların gözlerine bakar ve ‘Şişko kal o zaman. Benim zamanımı harcama’ derim”.

Steve’in danışanlarının bir çoğu zayıflama kulüplerinde kilo vermeyi veya verdiği kiloda kalmayı denemiş ve başaramamış.

Bu tür kulüplerden bahsedilmesi bile Steve’i çileden çıkarıyor. Taraftarı olmadığını söylememize gerek yok.

“Zayıflama gruplarının depresif olduğunu düşünüyorum. Yarım kilo verdiği için alkış alan bir obezin yanında oturup kilo vermemenize şaşmamalı. Kiloya dönüşmeden tuvalete çıksalar bile o kadarını verebilirlerdi.” diyor. “Ve onları çok kurallı ve sınırlayıcı diyetlere sokmayın”.

“Katı diyetlerle uğraşması zordur” diyor Steve.

“Birisine bunu yiyemeyeceğini veya ona dokunamayacağını söylemek asla seks yapamayacakmışsın gibi birşey. Aşırı bir engelleme yüklemesi.

“Gerçek şu ki ilk başta zihin yapısı değiştirilmeli. Zihin öğünden üstün olmalı – veya zihin şişkoluktan

Beslenme uzmanları da Steve’in öfkesinden kaçamıyor.

“Beslenme uzmanları bizim için kötüdür” diye ısrar ediyor. “Herkesin kafasını karıştırıyorlar. Bir tereyağ yerine margarin yememizi söylüyorlar ve sonra asla margarin yemememiz yönünde uyarılıyoruz. Biri çerezi şeytanın yiyeceği ilan ediyor kilo aldırdığı için sonra bir başkası daha fazla çerez yememizi söylüyor. Hepsi farklı fikirde”

Hipnoterapistler bile bundan payını alıyor.

“Dışarıda ne kadar şişko hipnoterapist olduğuna şaşırıyorum” diyor Steve. “Kilo verme için insanların parasını almamalılar. Bu sahtekarlık gibi.”

Eskiden obez olan Steve danışanların kilo verme hedeflerine ulaşırken onlara telefon, Skype görüşmeleri, epostalar, cep mesajları, hipnoterapi seansları ve birebir koçlukla yardımcı oluyor.

Birçoğu her gün ona rapor veriyor.

Öğün planlarında ısrarcı davranıyor ve 80-20 kuralını izliyor (Zamanın %80’inde sağlıklı ye, %20’sinde daha az). Kitabı Steve Miller’ın Zayıflama Sırların’da bunlardan bahsediyor.

“Karmaşık kurallar yok, sadece bir sürü taze, işlenmemiş yiyecek var. Sağlıklı beslenmek kolay ve bir işkenceye dönüşmemeli.

“Eğer danışanlar bana hamburger ve patates kızartması sevdiğini söylerse ölçülü bir seviyede tut diyorum. Biraz köriyle şarabını içebilirsin fakat haftanın geri kalanında iyi beslen.

“Diyet yoksunlukla ilgili değildir.

“Danışanlara diyorum ki ‘Eğer benim söylediklerimi yaparsanız kilo vereceksiniz ve o kiloda nasıl kalacağınzı öğreneceksiniz’.

“Onlarlayken güçlü olmalıyım. Biraz zorlayıcı göründümü biliyorum ve öyleyim de. Fakat onlar 5-10-20 kilo verdiğinde nasıl hissettiğimi biliyor musunuz? İliklerime kadar heyecan duyuyorum ve öyle gururlanıyorum ki patlayabilirim.”

Belki de herşeye rağmen Steve yufka yürekli biridir.

Hipnozla Sağlıklı BeslenmeDoğrudan Konuşan Steve’in Kilo Verme Tavsiyeleri

  • Mazeretler uydurmayı bırakın. Gözyaşları ve peçeteler size güzel bir vücut vermez.
  • Kanepeden kalkın. Kanepeler ancak arka tarafınızı besler.
  • Toplumun şişmanlara olan tutumundan şikayet etmeyi bırakın. İnsanları değiştiremeyeceksiniz – onun yerine kendinizi değiştirin.
  • Zihin yapınızı çözümleyin. Sonuca odaklanın ve şikayet etmeyi kein.
  • Diyet kitaplarınızı yakın. Tamamen bir zaman kaybıdırlar.

HİPNOTERAPİST OLMAK İÇİN TIKLAYIN

Hipnoterapi Eğitimi Türkiye

HYPNOTHERAPY TRAINING INTERNATIONAL – UK

Reklamlar